10 Eylül 2011 Cumartesi

Kısacık-22


* Uzaklarda geçirdiğim zamanda aklıma şöyle bir gelmiş ve orada kalmış minik şeyler var, toplayalım bir araya.


* "Kızlar ofsayt bilmez" geyiği "En son Cin Ali okudum" geyiğiyle yarışır, geçer mi bilmem ama başa baş bir mücadele olacağından eminim. Toplamını aldığınızda futbolsever geçinen ama takımının sadece önemli maçlarını izleyen o kalabalık grubun iki-üç katı kadar futbol maçı izlemişliğim var. Bu bahsettiğim grup erkeklerden oluşmakta elbet. İşte onlardan biri futbol mevzusu açıldığında ofsayt geyiği yaparsa kendisini ağzını açtığına pişman ederim. Açık ve net. O yüzden genelleme yapıp karşınıza çıkan her kıza aynı geyiği yapmaya kalkmayın. Ofsaytın ne olduğunu bilmeyen insan olması da tuhaf değil ayrıca. Futbol sevmeyen ya da hayatında hiç izlememiş insanlar olabilir pekâlâ, ne var ki bunda? Bir de gıcık olduğum nokta hayatını sürdürmeye yetecek kadar zekası olan, fazlasına maalesef sahip olamamış türde tiplerin hemcinslerime "Siz ofsaytı anlayamazsınız" muhabbeti yapması. Sanki bahsettiğimiz şey basit bir futbol kuralı değil de kuantum fiziği falan.


* Ayrıca sevgili hemcinslerime söylemek istediğim bir şey daha var. Size o geyiği yapan adamların pek çoğunun yaptıkları futbol yorumlarını dinleseniz gülersiniz. O tavırlarına bakmayın, yurdum insanı hiçbir şey bilmediği tüm konularda uzman gibi konuşur ya, bu da o hesap işte. Ayrıca lütfen bitsin şu ofsayt muhabbeti.


* Ayrıca hepiniz futbol konusunda uzmanmışsınız gibi bir genellemeden de ne olur vazgeçin. Kimileri sahiden iyi bilip güzel yorumlar yapıyor. Ona sözüm yok. Zaten onlar da "ben çok iyi bilirim" triplerine girmeyen güzel insanlar. Ama kimileri 7 yaşında çocuğun dahi yapmayacağı saçma yorumlar yapıyor olmasına rağmen otorite havalarında...


* Sahi sıkmadı mı bu geyik?


* Şu an tanımadığım biriyle bir gün tanıştığımı ve ileride evlendiğimi düşündüm geçen gece. Onun tam şimdi başka biriyle olma ihtimalini düşündüm. Sonra kızın saçını başını yolasım geldi. Uykusuzluk yaramıyor bana. (Bunu düşündüğümde saat dörttü ve henüz uyumamıştım. Saçmalamak için güzel bir bahane.)


* Çocukluğumuz boyunca oynadığımız bahçenin üzerine AVM dikiliyor, yetmezmiş gibi 8 yıl okuduğum okulu da yerle bir ettiler, yeniden yapacaklar. Al sana travma sebebi!


* Yeniden öğrenci oldum ben, çocuklar gibi şenim! Bir ara anlatacak yeni şeylerim olacak yani.


* Facebook'ta arkadaş önerisi olarak çıkan kişilere mutlaka bakıyorum. Ortak arkadaşlarımızın kimler olduğuna bakıyorum daha doğrusu. Geçenlerde çıkan bir şahsiyetle 2 ortak arkadaşımız vardı. Biri geçmişte birlikte çalıştığımız bir arkadaşım. Biri bir arkadaşımın arkadaşı. Bu bahsi geçen 2 kişi birbirinin arkadaşı değil tabi. Sonra başka bir öneriyle ortak arkadaşlarımız benim liseden en yakın arkadaşım ve üniversiteden bir arkadaşımın arkadaşı. (Ben onun vesilesiyle tanıştım yani. Yoksa tanımadığım insanları eklemiyorum tabi.) Eskiden 24 saatimi harcadığım sevgili sitemizde üyemiz olan bir arkadaşın lise arkadaşıma yorum yazması da son nokta oldu. Dostum herkes birbirini tanıyor mu bu dünyada?


http://en.wikipedia.org/wiki/Small_world_experiment Dünya küçük tabi. En uzak mesafe "6 kişi" kadar.


* Buradan çıkardığım ders de şu: Kimseyle "nasılsa tanımıyor" diye başkasının dedikodusunu yapma, herkes birbirini tanıyor olabilir!


* Öğretmenlik eğitimi almış, öğretmenlik yapmasa da staj süresince derslere girmiş, öğrenciler arasında öğretmen olarak bulunmak nasıldır hissetmiş bir insan batıdakinin doğudakinden, zengin çocuğun fakir olandan daha fazla eğitim alma hakkı olduğuna inanabiliyor. Büyük konuşmak istemiyorum, sadece şu türde insanların karşıma çıkmamasını diliyorum tüm kalbimle. Lafa gelince en büyük eşitlik savunucusu olur ama icraat sıfır.


* İnsanlar kendi hayatlarına dair hep mutlu senaryolar yazarlar ya kafalarında, ben tam tersiyim. Felaket senaryoları yazıyorum kendim için hep.


* Bir gelinin koşuşturmasını yakından izleyince çekilir dert olmadığını anladım. Yalnızlık, kediler, kitaplar... Güzel şeyler bunlar.


* Olur da Johnny Depp evlenmek için çok ısrar eder, gece gündüz kapımda yatar falan, işte o zaman belki fikrim değişir.


* "Yanlış zamanda doğru insanı tanımak, zaman doğru olduğunda yanlış insanla karşılaşmak, birini ne kadar sevdiğini o gittikten sonra anlamak hayattaki en büyük ironilerden" demiş. Doğru demiş.


* Yazılacak şey çok bu ara. Kendimde o enerjiyi bulursam hoş olur...

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?