29 Kasım 2011 Salı

Kısacık-25





* Komik bir şeyler tavsiye eden insana Friends testi yapacağım bundan sonra. Friends izlemiş adamın güldüklerine gülebilirim. Amaaa mesela 1994-2004 arası zaten yapılmış olan esprileri 2011 senesinde tekrarlayan HIMYM dizisine ettiğiniz o iltifatlar benim o sevimli 6 arkadaşımın o dizideki 10 senesine hakaret! Friends'i çocukken izlediğimden dolayı çok net hatırlamadığım dönemlerde ben de HIMYM izledim, inkar edemem. Ne zaman ki "Dur ya Friends izlemeyeli seneler oldu, bir daha izleyeyim" dedim, o zaman "komik" kavramına bakışım değişti. Üzülüyorum copy-paste esprilerle komik olmaya çalışıldıkça. Chandler Bing diye bir adam geçti tv ekranlarından. Sözlükte "Sarcasm: Alaycılık (Örn: Chandler Bing)" diye bahsi geçmesi gereken bir adam. Lütfen saygıda kusur etmeyelim. Bugün izlediğimiz ve komik saydığımız pek çok yabancı dizi esinlenme ya da kopyalama yoluyla Friends'ten bir şeyler alıyor. Bazen benzer bazen kopya hikayelere denk geliyorum. Hatta en kötüsü birebir aynı diyaloglar... Zevkler ve renklerin tartışılamayacağını kabul etmekle birlikte taklit iğrenç bir şey diyerek bu maddeye son veriyorum. Sevgiler.


* Yukarıdaki "naked man" sadece küçücük bir örnek. Dikkatli izleyiciyseniz bulabilecekleriniz çok daha fazla. 


* İzlemeyi bırakmış olsam da Dr. House da o konuda başarılı bir adam. Sezar'ın hakkı Sezar'a.


* Kişisel fikrimdir, şayet baransu denen "şey" beğenmezse bir kampanya da benim için başlatabilir, sorun etmem. Gurur duyarım aksine. O ve iğrenç gazetesi, ayrıca etrafındaki kendisi gibi tipler tarafından sevilmemek gururdur zira. (Bilmeyenler için not: Mesele Ekşi Sözlüğe karşı başlattığı gerzekçe kampanya.)



* 9gag'de bir şeye gülüyoruz, 1-2 saat sonra twitter'da aynı şeye gülümsüyoruz ya da direkt twitter'da bir şeye gülüyoruz. Ertesi gün yine twitter'da 300. kez görünce "Yeter amaaa" demeye başlıyoruz. 1 hafta sonra facebook'a düşüyor. Sonra internet dünyası facebook'tan ibaret olanlar zorla beğenmemizi istiyor ya da oradan buradan "bak ne paylaştım, çok komiiiik" diyorlar ya, ağlamak istiyorum. Facebook dışında bir dünya var dostlar, gerçekten var. Kendi dünyanızı kendiniz seçin tabi ama en azından tacizi kesin!


* Facebook'u çok kullanan ama böyle olmayanlar da var tabi, az var ama var.


* Öğrencilerin ekli olduğu facebook hesabında 3 dakika geçirmek hayattan nefret etmeme yetiyor. 10-18 yaş arası gençlerin o kadar hayattan soğumuş ve o derece depresif olmaları hem üzücü hem komik. 


* Ellerimiz üşümese hayat daha güzel olurdu.


*Henüz hava çok soğuk değil ama atkı-eldiven-şapka üçlüsü ve kalın montlarla gezen hemcinslerim doluştu ortalığa. Kar yağdığında ne halt edecekler kestiremiyorum. Sorun o değil, üşüyordur giyer, tamam. Ama bir de mart ayında babetlerle, ince montlarla gezmeye başlayan bir grup hemcinsim var. İşte bu iki grup aynı grupsa şayet, Allah yarattı demem söyleyeyim! Gıcık mısınız? Mevsimin gerektirdiği şekilde giyinmeyince ilginç mi oluyorsunuz? 


* Bazı anlar "Irkçı değilim, herkesten eşit derecede nefret ediyorum" sözünün canlı örneği haline geliyorum. Şükürler olsun ki geçiyor.


* Bana uzun yazıyorsun diyenler gelip bir de sınav kağıtlarımı görmeliler :)


2 bilgi, 3 yorum sorusu olarak hazırlanmış uzmanlık bilgisi sınavında 3,5 sayfa doldurdum mümkün olan en minik yazıyla. Biri bana "yaz" deyince duramıyorum, onu fark ettim :) Bu arada bu uzmanlık bilgisi dersinin alanı hukuk. Hukukla alakasız bölümler okuyup benim kadar çok hukuk dersi alan yoktur diye düşünüyorum. Kendi alanımla alakasız olsalar da aklımın gittiği 3 şey var. Biri fizik, biri psikoloji, biri hukuk. (Psikoloji az da olsa ilgili sayılabilir aslında. Formasyon kapsamında epey güzel dersler almıştım üniversitedeyken.)


* Kişisel uzun yazma rekorumu henüz kıramadım bu arada. Rekorum 2 soruluk "Çağdaş Fransız Edebiyatından Seçme Metinler" dersinde yazdığım 6 sayfa diye hatırlıyorum.


* Yazarken AC/DC dinlendi. "it's a long way to the top, if you wanna rock'n roll!"

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?