12 Kasım 2011 Cumartesi

Ne yapsam ne etsem

Üniversitedeki sınav sistemine alıştıktan sonra lise öğrencisi halinizi düşünüp acıdınız mı bilmem. Ben yaşamıştım.


9. sınıfta gelecekte benimle hiçbir alakası olmayacak dersler için çektiğim sıkıntı mesela. Hadi şimdi YGS yüzünden herkes her dersi bilmek zorunda tamam ama bizde öyle bir durum da yoktu. O yüzden 9. sınıfta çektiğim matematik sıkıntısı tamamen boşu boşunaydı. (Fen dersleri de öyle ama onları severdim.)


Seneler sonra 2. üniversiteyi okumaya karar verip matematiğe ihtiyaç duyduğumda bile 9. sınıfta o konuların bir kısmını görmüş olmak işime yaramadı. Kompleks abidesi şeklinde ortada dolaşıp kimseye zerre kadar fayda sağlamayan o kadının herhangi bir öğrencisinin de onu sevgiyle andığını sanmıyorum.


Neyse.


10. sınıfa geçip bütün derslerimin olması gerektiği şekilde olduğunu görünce 9. sınıftaki halime üzülmüştüm.


Üniversiteye başladım. Hazırlık bitince normal vize-final düzeni de başlamış oldu ve genel olarak lisedeki halime üzüldüm. 08.30-16.10 arası okuldaydık biz. Saat 3'e kadar durmadan ders işleyip sonra sınav olduğumuz günler olurdu. Düşününce ne korkunç geliyor. Tüm gün ders dinle, sonra o kafayla sınava gir.


O zaman rahatsız edici olduğunu fark ediyordum tabi ama başka türlüsü mümkün değildi ki.


Sonra üniversitede staja başladık. 3 dönem farklı okullarda staj yaptım, birinde bile "Siz gelmeyin ya, ben imza atarım geldiler diye, geçiririm sizi, yeter ki sınıfta ayak altında dolanmayın" diyen o hocalara denk gelmedim. "Şu kitabı alın sınav hazırlayın", "Şu sınıfa gidip ders anlatın", "Şu sınav kağıtlarını değerlendirin"... 


O zaman da bocalardım. Sabah git, öğretmencilik oyna, okula gel, öğrenci ol.


En sonunda o da bitti. Öğretmen olduk. Her şey gibi ona da çabuk alışıldı.


Buraya kadar hep bir üste taşıdığımdan sıkıntı yoktu. Sonra gelen öncekine nazaran daha kolay bir durumdu. Ama şu an iş biraz tersine döndü.


Herhangi bir iş yaptıktan sonra öğrenciliğe dönmek mutlaka zordur ama öğretmenlikten sonra dönmek biraz daha tuhaf.


2 yıldır sınav yapan insanken sınava giren insana dönmek bir yana, 2 yıldır ders anlatırken şimdi ders dinlemek çok daha tuhaf. 


Şimdi ders çalışmalıyım. Ama ders çalışmak nasıl bir şeydi sanırım unutmuşum :) 7 tane sınavım var, bunlardan bir tanesi ilk girdiğim günden beri "iyi ki almışım" dediğim dersin sınavı. Geriye kalan dersler eğer önceden neye benzediğini bilseydim asla almayacağım türden. (Farklı bir bölümden yüksek lisans yaptığım için bilimsel hazırlık programı denen bir zıkkım var bu yıl. Yine "hazırlık" okuyorum yani. O yüzden de 4 yıllık lisans programından istediğim dersleri alabiliyorum.)


İyi tarafından bakalım. Bu kez istediğim şeyi yapıyorum ve sevdiğim şey için çalışıyorum. Şimdi kötü tarafa geri dönelim. İstediğim şekilde devam edebilmek için ders çalışmalıyım.


Sonunda başaracağım başlamayı. 


Umarım.


Milyonlarca kez bu şarkıyı dinlersem gaza gelirim belki, gaza gelmesem de mutlu olurum en azından: http://fizy.com/s/16nr9n

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?