30 Nisan 2012 Pazartesi

Hep böyle

Gölgesinde senelerce oturduğumuz o ağaçlar, binlerce şey düşünerek/konuşarak yürüdüğümüz yollar, tanıdık yüzlerin gülümsediği pencereler, o tanıdık yüzler hatrına katettiğimiz mesafeler, yine aynı sebepten kavga ettiğimiz arkadaşlar, büyük kısmını hiç hatırlayamadığım binlerce anı...

Henüz lise öğrencisiyken gördüğüm o rüyanın gerçeğe dönüşmesinin üstünden 8 yıl geçmiş. O rüyanın gerçeğe döndüğü sabahın heyecanına eklenmiş binlerce an bir fincan kahvenin kokusundaydı, yıllar sonra...

Bazen diyorum ki geçmiş keşke geçmeseymiş.

Birkaç saat sonra bağırıyoruz sesimiz çıktığınca:


"ve dönmek gerek
ve dönmek gerek
gerçekten özleyince..."

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?