7 Mayıs 2012 Pazartesi

Alıntı-10-

"Her gerçek her zihinde yeni bir gerçekliğe bürünür. Kimse kimsenin hikayesini anlatamaz. Herkes herkesin hikayesini yeniden yazar. Anılar izafi. Tıpkı zaman gibi. Biz nasıl yaşarsak anılarımız da öyle oluşur. Tüm huylarımız bulaşır anılara. Tüm hayallerimiz ve beklentilerimiz. Kinimiz biçimlendirir onları. Öfkemiz kabartır. Kendimize güvensizliğimiz yontar sonra. Kötücül ne varsa bünyemizde, hafızamıza sirayet eder. O yüzden kimse kimsenin gerçek hikayesini anlatamaz. Herkes herkese yeniden, yeniden, yeniden gerçekler yazar. Tek doğru olmadığı gibi tek tarih de yoktur o yüzden. Onun kişisel tarihi de belki bin tane."

(Mine Söğüt-Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey)



Kendi hikayemi başkasından -hatta olaya dahil olan ikinci kişiden bile- dinlemeye tahammül edebileceğimi sanmıyorum. Konu kendisi olunca dayanamıyor insan olayın olduğundan farklı yorumlanmasına. Sanki kendisi farklı yorumlamıyormuş gibi...

Ama hiç tanımadığım insanların hiç bilmediğim hikayelerini farklı farklı insanlardan dinlemek galiba çok keyifli olabilirdi. Aynı olayın anlatıldığı ama birbirine hiç benzemeyen kitaplar okumak gibi. Farklı yönetmenlerin aynı hikayede gördüklerini bambaşka şekillerde anlatmayı seçip birbirine benzemeyen filmler yapmaları gibi...


Dünyayı dolaşmak lazım. Dünyayı dolaşmak ve bulduğun insanlarla konuşmak lazım. Kesinlikle.

1 kişi de demiş ki:

acıdan_geçtim_güzelleştim dedi ki...

durup birilerini dinleyecek insan sayısı yok denecek kadar az artık bence. Herkes önce kendi hikayesini anlatmaktan yana, kendi süslü, afili hikayelerini...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?