31 Ağustos 2012 Cuma

Edith Piaf'lı bir delirme hikayesi



Bu akşam yolda Edith Piaf dinleyerek yürüyordum. Dinlediğim şarkı da bana kendisini sevdiren şarkı. O da şu oluyor: http://www.youtube.com/watch?v=0IoU7OMkQsE

Bu ara Edith Piaf'ı bir başka seviyorum. Oldum olası hüzünlü hikayesinden ötürü bir merhamet hissederim zaten ama La Môme'u izledikten sonra bu tür hisler tavan yaptı. Bir süredir her aklıma geldiğinde içim bir tuhaf oluyor.

Bahsettiğim şarkıyı dinleyip yolda yürürken önce La Môme'u düşündüm bir süre, sonra elimdeki kitaplar bitince Edith Piaf biyografisini okuyayım dedim kendime. Arkasından da güldüm. Bu kadar çok Edith Piaf'tan sonra kafayı Edith'le bozarım ve onun gibi sokaklarda bağıra bağıra şarkı söylemeye de başlarım dedim. (Onun sokaklarda şarkı söyleme sebebi benimkiyle aynı değil elbette.)

Sonra daha çok güldüm. Çünkü o an fark ettim en başından beri şarkıya sesli olarak eşlik ettiğimi! (1-2 saat önce Kadıköy'de Fransızca şarkı söyleyen bir deli gördüyseniz o bendim!)

Meğer çoktan kafayı bozmuşum da sokaklarda şarkı söyleme aşamasına gelmişim. Üstelik "r" harfini normal Fransızca konuştuğumdaki şekliyle değil Edith Piaf'ın şekliyle söylüyormuşum. "rrrrrrr"

Kafayı yediğimi kendim fark etmeden önce biriniz bana söyleseydiniz keşke. Arkadaş olacaksınız bir de, hıh!

Bak bak şuna da bak: http://www.youtube.com/watch?v=ZtnTaUcMLjA 

2 kişi de demiş ki:

KIZILGIN (Selnur Güneş) dedi ki...

delir de edith piafla delir. en güzel delirme şekli desene :)

Selin dedi ki...

Delirmenin güzel olanı da varmış vallahi :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?