25 Eylül 2012 Salı

Hiçbir şey üstüne



Hayatta her şeyin mümkün olduğunu bir kez daha öğrendim birkaç gün önce. Hatırladım demiyorum, öğrendim diyorum. Çünkü unutmuyorum, hiç olmamış gibi yapıyorum. Her şeyin mümkün olduğunu yeniden öğrendiğim ana dönelim. İstiklal Caddesi'nde yürürken orayı artık eskisi gibi sevmediğimi fark ettim. Cümleyi dönüp bir daha okuyalım. İstiklal Caddesi ve sevmemek bir arada, üstelik özne benim! Bu bile olmuşsa hayatta neye imkansız diyebilirim? 

(Bak istersen: http://slnnn.blogspot.com/search/label/istiklal%27in%20delisi )

Yarın bunu yeniden aklımdan sileceğimi biliyoruz hepimiz. Olsun.

Bazen kendime dair, dünyaya dair, insanlara dair olan tüm umudumu yitiriyorum. Sonra geri gelmiyor. Uzun bir süre böyle devam ediyor. Acaba yaşla ilgili bir şey mi? Bir yerden sonra içimizdeki iflah olmaz iyimserler ölüyor mu mesela?

Duygusal komedi filmlerindeki aşk hikayelerine bakıp gerçek hayatta olmayışlarına üzülebilirim. Ama bu benim başıma gelmelerini istediğim anlamına gelmez. Onları öyle uzaktan seviyorum. Yaklaşırlarsa kaçarım.

Gerçi ben her türlü riskten kaçarım. Aferin bana, iyi halt ediyorum!

İnsanların öğrendikleri an benden nefret etmelerine sebep olacak düşüncelerim var elbet. Pek çoğunuz gibi. Bunlara rağmen bazen insanların düşüncelerimi okuyabiliyor olmalarını çok istiyorum. Kendilerine ne kadar değer verdiğimi bilmelerinin tek yolu bu. (Değer vermiyorsam haberleri olur.)

Çocukluğumdan beri rahatsız olduğum, büyüyünce değişeceğini sandığım ama değişmeleri için hiç çaba sarf etmediğim huylarım var. Çocukluk dönemimin üstünden yeterince zaman geçti ama o huylar hâlâ yerli yerinde. Herhalde bu konudan umudumu kesmeliyim.

Yeni yerler gördüğüm, gezdiğim tatile dair bloga tek kelime yazmadım ama Büyükada'da geçirdiğim tek bir gün için uzun uzun yazılar yazabilirim. (Daha önce defalarca gittiğim bir yer olsa bile.) Hatta 2 saatliğine Kadıköy'e gitsem bununla ilgili de yazabilirim. İstanbul'u ne çok sevdiğimi söylediğimde abartmıyorum yani.

Yazdığım yazı tam olarak "hiçbir şey" üstüneydi, fark ettin mi? Her şey üstüne olsa ne fark ederdi ki? Yazının başındaki görselin de bir ilgisi var mesela. Ne ilgisi olduğunun önemi var mı ki?

2 kişi de demiş ki:

Sam Scarlet dedi ki...

biraz da biz diğer herkes gibi olup riskten kaçalım selin, nolur ki?

Selin dedi ki...

Bence de. Yeter hem. Riskleri kovaladık da ne oldu...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?