9 Ekim 2012 Salı

Kısacık-31


* Kısa kısa saçmalamaya ara vermişim fark etmeden. Yine yapalım.

* Ross solaryuma girmeye karar verir. Tecrübesizdir. Görevli 3'e kadar sayıp diğer tarafını dönmesi gerektiğini söyler ki dengeli bir bronzlaşma gerçekleşsin. Ross "1-2-3" yerine "1 Mississippi 2 Mississippi 3 Mississippi" diye sayar ve sonuç yukarıdaki gibi olur. Bunu neden anlattım? Hayır, aynısını yaptığımdan değil! Solaryuma da girmedim! Sonraki maddeye buyurun.

* Ross gibi dolaşıyorum şu an ortalıkta pek sevgili okuyucu. Kendimi 6 arkadaşımdan Ross hariç hepsinin yerine koymuşumdur mutlaka, bir Ross eksik kalmıştı. O da tamam artık! 

* Aynaya bakınca kendimden nefret etme durumu oluyor, inkâr edemem ama pişman değilim. Yine olsa yine aynı günü yaşarım en baştan, evet. (burası için çok güzel bir cümle düşünmüştüm dün gece ama gün ortası yok oluyor o içimizdeki güzel sözler söyleyen insanlar. lanet!)

* Haftalardır ekranımda "Everybody lies" yazıyordu. (Bkz. House M.D.) Bazen kendi kendime etrafıma yerleştirdiğim bu detaylar yüzünden insanlardan uzak duruyor olabileceğimi düşünüyorum. Düşünsenize, gün içinde 50 kez "everybody lies" cümlesini okuyorsunuz... Geçmişte mutlaka iyi şeyler de gelmişti başıma ama ben hayatımın geri kalanında hep kötü şeyler yaşayacağıma fena halde şartlanmış durumdayım. İşte yine hepsini birbirine bağladım, kendime kızdım ve sadece mutlu şeyler hatırlatan o küçük kızı ekranıma çağırdım yeniden.

(Üzerine tıkladığınızda kocaman olur!)

* Hayali arkadaşları var ve belki çok yalnız. Ama o hayali arkadaşların gerçeklerinden daha güzel olduğunu öğrenecek büyüyünce! Farkında değilse bile mutlu o, rengârenk bir dünyası var. Seviyorum onu.

* Öğlen vakti Gülhane Parkı'ndayım. Oyalanmak için yine orayı seçtim. İstanbul'un her yanı sıcak ama orası değil! Ara ara yapraklar düşüyor ağaçlardan; yere süzülüşleri öyle hoş ki. Biraz yürüyorum, biraz oturuyorum. Elimde Halil Cibran'ın Deli'si. Kulağımda Kansas: http://www.youtube.com/watch?v=tH2w6Oxx0kQ Aklımda yüzlerce güzel şey. Yalnızım ama aslında değilim. Bildiğin mutluluk bu! (Günlerden cuma.)

* Büyüyünce değişecektim hani ben. Neden hâlâ aynı hataları yapıyorum?

* Keşke kafamın içinde olsanız bazen de düşündüklerimin davranışlarımla kıyasladığınızda ne derece yoğun olduğunu görebilseniz. Bak şimdi tam burada ben susacağım, Hakan Günday konuşacak: "Düşünceler mükemmel ancak davranışlar kusurludur. Sindirilmesi zor kurallardan biri. Düşünceler zihinde doğar ve zihnin şartları üç boyutlu dünyanınkinden farklıdır. Zihnin şartları mükemmel düşünceyi oluşturacak niteliklere sahiptir. Çünkü zihin sürekli genişleme gücüne sahiptir. Oysa üç boyutlu dünyayla kurduğun ilişki bedenin ve duyularınla sınırlıdır. Üç boyutlu dünya zihninin aksine daralır ve davranışlarına kusurlar ekler. Zihinsel tasarıların ancak bir bölümü davranışlara yansıtılabilir. Davranış daima eksik kalacaktır. Bir insanı sevdiğini düşünmek, ona bunu söylemek ve ardından sarılmakla anlatılamayacak kadar mükemmeldir. Bir insanı öldürmek, ondan nefret ettiğini düşünmenin yanında daima kusurludur. Hiçbir davranış, düşüncenin gerçek tercümesi değildir."

* Adam haklı. Ama dahası var! Davranışlarım çoğu zaman düşündüklerimin tamamen yanlış tercümesi. "Patates" düşünürken "korkmak" dediğimi varsay mesela. İsmin yerine isim bile koymadım farkındaysan. Durum bu derece...

* Kitap Hırsızı ile beni büyüleyen Markus Zusak'ın dilimize çevrilen ikinci kitabı "I'm the messenger" ile devam edeceğim yola. Kitap Hırsızı'nın ardından hayal kırıklığına uğrama ihtimalim çok yüksek, biliyorum, olsun. Kitabın Türkçe ismi "Hiç kimse sıradan değildir". Rafta görsem "kişisel gelişim saçmalıklarından biri" der kafamı çevirirdim. 

* Üst üste birkaç defa "Kitap Hırsızı" derseniz ağlamaya başlayabilirim. Bu kadar zaman geçmesine rağmen...

* Sözcüklere bağlantılar eklediğimde fark ediyorsunuz di mi? Boşuna uğraşmıyorum yani.

* Bugün mutlu ol okuyucu kişisi, yüz kasların acısın gülümsemekten. Anlaştık mı?

6 kişi de demiş ki:

Sam Scarlet dedi ki...

kitap hırsızı seliiiiiiin

kesinlikle hayal kırıklığına uğrayacaksın bence ama olsun, zaten kitap hırsızı'ndan daha iyi bi kitap yazılamazdı gibi :/

Selin dedi ki...

Hah işte, benim de tek tesellim o. Zaten daha iyisi olmaz ki!!

Ayrıca ağlarım bak :D

Sam Scarlet dedi ki...

bekle aralık 14'te çifte ağlama yaparız :))))

StummScream dedi ki...

yarın artık beklediğim iş yerinden olumlu bir cevap gelirse son maddeyi gerçekleştireceğim.

Selin dedi ki...

@Sam

Aralık 14 mümkünse 72 saat sürsün! Yapacak çok şey var :)

Selin dedi ki...

@StummScream

İyi haberler duymayı dileyelim o zaman.

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?