27 Kasım 2012 Salı

Gereksiz işler



Kahvaltı ediyorum, uyanalı neredeyse 40 dakika olmuş. Saat 8'i biraz geçiyor. Şahane uyumuşum, yine de içimden sövüyorum güzel rüyamı bölen alarm sesine. Masanın üzerinde bir fincan kahve, yanında en sevdiğim şekilde hazırladığım tost, güzel kokular, karşımdaki bilgisayar ekranında gülümseme sebebi sözcükler... Her cümleye illa ki sıkıştırdığımız o "keyif" sözcüğü var ya, onun yeri o cümleler değil, işte tam burası! 

40 dakika olmuş diyorum bak. Tek derdim çalan alarm ve "Gitmesem de uyumaya devam etsem ne olur?" sorusu... Onun dışında her şey şahane.

O an şöyle bir soru soruyorum kendime:

"Benim bu ara canımı sıkan bir şey vardı, neydi o?"

Bunu gerçekten yaptım! İnsan sadece kendini mutsuz ya da mutlu edebilir derken kastettiğimiz şey işte bu. Manyak mıyız? Derdimiz ne? İnsan niye bunu düşünür? Güzel güzel kahvaltını etsene!

Bu durumu neye benzettim biliyor musunuz? Hani gündüz bir korku filmi izlersiniz ve korkmazsınız ya, sonra evde tek başınızayken ya da herkes uyurken o filmin her sahnesi aklınıza gelir de tırsarsınız ya... Onun gibi. Ortada korkulacak bir şey yokken korku yaratıyoruz, ortada can sıkacak bir şey yokken can sıkmanın yollarını arıyoruz. Sevgili beynimiz en gereksiz anlarda bunu yapma konusunda uzman.

Neyse ki ben kazanıyorum. Bugün de ben kazandım mesela. Yalnız geceleri aynaların önünden geçerken illa ki tırsıyorum, yıllardır onu atlatamadım bak :)

2 kişi de demiş ki:

Sam Scarlet dedi ki...

bence çoğumuzda bipolar bozukluk var :D

Selin dedi ki...

Topluca tedavi olmayı öneriyorum :))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?