12 Kasım 2012 Pazartesi

Kısacık-32



* Yaz mevsiminden sonra sohbahar gelirdi hani eskiden, işte ben o günleri özledim. 1 hafta içinde yazdan kışa geçmekten hoşlanmıyorum.

* Bazen her şey çok karışık geliyor, sonra daha da çok karışacakmış gibi geliyor. Aklımı toplayıp yoluna sokamadığım pek çok şey var. Fazla iş gerektirenleri boş ver, notlarımı bile bir araya toplayamıyorum 2 haftadır. Bir şeyleri unutup duruyorum. Yine çok bölündüm.

* Dün anlam veremediğim bir şey oldu. 10 dakika sonra tamamen o durumun ne anlama geldiğini açıklayan bir paragrafa denk geldim. Tesadüf mü diyordunuz siz insanlar böyle şeylere? Biz tam bu gibi durumlar yüzünden "tesadüf" demiyorduk. Ama sonra vazgeçmiştim ben, her şeye anlam yüklemek çok yorucu...

* Bazı kelimeler tamamen unutulursa dünya daha sevimli bir yer olacak benim için. Aşkım gibi, cicim gibi, aşkitom falan gibi; hakaret amaçlı kullandıkları kezban gibi, varoş gibi... Gibi gibi işte.

* "Gibi" sözcüğünü her kullandığımda kafamın içinde Barış Manço'nun sesini duyuyorum: "Senin bana gönlün var gibi gibi..."

* Roger Waters geliyor 2013'te. Yeterince istersek David Gilmour da gelir mi? İyi çocuk olursam Şirinler yerine görmek istediğim insanları görmeyi tercih etme hakkım var mı?

* Kendi kendime "Ölümlü dünya, bugün varız yarın yokuz" temalı bir nutuk attıktan sonra yıllardır kullanmaya kıyamadığım bütün defterleri kullanmaya karar verdim. İnsan böyle bir nutuktan sonra daha büyük kararlar bekliyor tabi ama bu insanlık için küçük benim içinse çok büyük bir adım! (Bu yazı yayınlanmadan evvel bir tanesi dilbilim notlarıyla doldu. Mutluyum!)

* Bir şey gerçek olamayacak kadar güzel görünüyorsa emin ol o şey gerçek değildir dedi. Haklı buldum.

* Eskiden google bana yönlendirdiği aramalarda nokta atışı yapardı. "Gıcık oğlak kadını" yazıp benim blogumu bulurlardı mesela. Bunun gibi pek çok şey daha var geçmişte buralara bir yere yazdığım ama şu an hatırlamadığım. (bkz: "kimi aradınız" etiketli yazılar) Geçen günlerde "mutlu şeyler" araması yönlendirmiş bana, 8 tane hem de. Bence google kendini aştı ve geleceği de görmeye başladı. Mutlu olacağım ya hani...

* Geçen haftamın şarkısı "Somewhere over the rainbow"du, bu hafta "Baby it's cold outside". Link ekleyecektim ama her defasında farklı birinden dinliyorum, hangi linki ekleyeyim bilemedim. (Aslında ikisini de en çok Willie Nelson'ın sesinden dinlemeyi seviyor olabilirim.)

* Nefret ediyorum.
Hak etti.

* Beyoğlu eskiden en sevdiğim yerdi, artık değil. Suç onda değil aslında. Orayı dolduran yeni insan modeline kızgınım. AVM illetini başımıza musallat eden insanlar da onlar. Alışveriş merkezlerine kapanıp sonsuza dek orada kalsalar şikayet etmem...

* İstiklal'deki o ucube de onların yüzünden orada dikiliyor. Sinemalar da onların isteklerini karşılamadıkları için kapanıyor... Şehrimin içine ettiniz!

* Oradaki tüm sinemalar kapanınca eskiden sadece Beyoğlu'nda bulabildiğim filmleri nerede izleyeceğim acaba...

* Hobbit'i gösterseler keşke... Yemişim imax'i, 3D'yi!

* Uzun olmuş bu, keseyim burada...

4 kişi de demiş ki:

KIZILGIN (Selnur Güneş) dedi ki...

özlediğim yerlerin değişmesine üzülüyorum. öyle özledim ki beyoğlunu gittiğimde bıraktıgım gibi bulmak istiyorum fakat öyle olmayacak sanırım.

İ.x.İ.r dedi ki...

hiç de bile,sen hep devam et,sonu gelmesin,yaz!

Arman dedi ki...

Hobbit mi dedin şimdi?

Sycorox dedi ki...

gibi gibi sözcüğü benim aklıma Kilgore Trout'u getiriyor :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?