5 Şubat 2013 Salı

Alıntı-18

Pek sevmediğim kitapların altını çizdiğim cümlelerine dair bir iki şey yazmıştım geçenlerde sanırım ya da yazmayı düşünmüştüm. Emin olamıyorum. Pek sevmediğim o kitaplardan birinin mini dizi uyarlamasını izliyorum şimdi. Bu kitaptan not ettiğim cümle olmuş muydu hiç diye bir düşünüp defterimi karıştırınca şunları buldum:

(O dönem her nasılsa beni etkilemiş birkaç cümle... Sene 2008, aylardan temmuz.)

"Onu bütün dünyadan fazla seviyordum. Sadece aşkın ne kadar değerli bir şey olduğunu, ne kadar çabuk kırıldığını anlayamamıştım. Ta ki ellerimle onu ezene kadar." 

(Hep böyle değil midir...)

"Bu uzun ömrü kalbimde bir boşlukla sürdürdüm, yıllarla birlikte, kalbimin kendisinden daha büyük bir hâl alana kadar yayılıp duran bir boşlukla." 

(Bu, yazarın bana gönderdiği hepimiz aynı şekilde yaşıyoruz mesajıydı. Okuduğum an aklıma Altay Öktem'in gelmesi kaçınılmaz: "Boşluk dolmuyor, büyüyor yalnızca.")

"Denerken ölmek, cesaretimizin olabileceklere ilişkin korkumuza yenik düşmesinden daha iyidir mutlaka, değil mi?"

(Sanırım evet.)


Gideyim ben.
Keyifsizim.
Görüşürüz.



(Kitabı merak edersen: Kate Mosse-Labirent)

1 kişi de demiş ki:

KIZILGIN (Selnur Güneş) dedi ki...

tatsızız bir çoğumuz.

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?