28 Mart 2013 Perşembe

İşte



Dün akşamdan beri içimdekini dışa vurmanın yolunu arıyorum. Yazı yazamıyorum, şiir zaten yazamam, şarkı söylemek desen o da imkansız. Ama bir şey yapmalıyım!

Söylemek istediğimi benim yerime söylemiş birini bulmaya çalışıyorum. Kitapları karıştırıyorum, müzik klasörümde dolaşıyorum, şiir sitelerinin kalpleri ve çiçekleri arasında istediğimi anlatmış birini bulmaya çalışıyorum.

Yok.

Neden benden önce hiçbiriniz anlatmadınız bu hissi?

Orhan Veli'nin şiir kitabını alıyorum elime. 2 ayrı yayınevinin yaptığı 2 ayrı baskısı var kitaplığımda ve bu durum beni her zaman güldürüyor. Neyse.

Rastgele bir sayfa açıyorum. Hicret I-II. Çok severim. Nasıl olmuşsa varlığını bile unutmuşum. Ama aradığım bu değil bu akşam deyip rastgele yeni bir sayfa açıyorum.

Sayfa 51.

"İstanbul İçin"

Hah diyorum, oluyor galiba. Nisan'ı okuyorum önce. Ne kaldı ki şurada gelmesine... Okuyorum, okuyorum. 1 dakika sonra hafif bir gülümseme kalıyor yüzümde. Aradığımız bu muydu bilmiyorum ama bulduklarım içinde iyi hissettiren tek şey bu. 51. sayfa.



Nisan

İmkânsız şey
Şiir yazmak.
Âşıksan eğer;
Ve yazmamak,
Aylardan nisansa.

Arzular ve Hatıralar

Arzular başka şey, 
Hâtıralar başka.
Güneşi görmeyen şehirde,
Söyle, nasıl yaşanır?

Böcekler

Düşünme,
Arzu et sade!
Bak, böcekler de öyle yapıyor.

Dâvet

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.


2 kişi de demiş ki:

fiLmmAniA dedi ki...

bende içimdekileri dışa vurmak için genelde birileriyle kavga ederim, ama şiir okumak daha az hasarlı atlatılır gibi duruyor ;)

Selin dedi ki...

Dışa vurmaya çalıştıklarım güzel şeyler olduğundan çözümlerim de böyle sakin ve güzel :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?