7 Mart 2013 Perşembe

Köprü


Bana gökyüzüne bakmaktan bahsedersen hep gündüzmüş gibi hayal ederim. Bulutlar varmış, türlü türlü şeylere benzeyen... İlkbaharsa, hafif hafif rüzgar esmekteyse illa ki bir-iki de uçurtma... Çığlık çığlığa koşup duran birkaç çocuk belki.

Ama rüyamın içindeysek kesinlikle gecedir. Bir insan ne sıklıkla gökyüzüne bakar ki rüyasında deme! Gittikçe sıklaşıyor, neden bilmiyorum.

Gece dedim ama bildiğin gecelerden değil. Pek çok günden daha aydınlık hayal et, edebilirsen! Işıl ışıl... İçimdeki huzuru sorma, tarif edecek sözcük yok bildiğim hiçbir dilde. Belki daha önce kimse hissetmedi, bilmem ki...

Akşam vakti, Galata Köprüsü.
Rastgele seçilmediklerini bildiğim 3 kişi, biri ben.
Sırtımızı yaslamışız köprünün korkuluklarına, gökyüzünü izliyoruz. Tam da buydu istediğim diyorum bir ara. "İyi ki..." diye başlıyorum, getirmiyorum gerisini.

Bilinçaltım bile kıyamıyor bana, rezil etmiyor rüyamı. Güzel güzel detaylar ekliyor. Uyanıp tekrar uyuduğumda kaldığımız yerden devam. "Gerçekmiş gibi." Sanki elimi uzatsam...

3 kişiden birine anlatırken yüzüm acıdı gülümsemekten. Şimdi yazarken aynı haldeyim. Bu gece uyumaya çalışırken yine aklıma gelecek, gülümseyerek uyuyacağım muhtemelen. 

Yazarken aklıma La Fille Sur le Pont geldi, "Köprüdeki Kız". Nasıl da severim. Galata Köprüsü'ne yolu düşmüştü o filmin de, hatırladın mı? Gökyüzünü izlemişler miydi hatırlayamadım. Zararı yok, bir daha izlemek için bahanem olur.

Bu akşam üstü oralardan geçip gördüklerimi düşünürken başımı kaldırdım. Baktığım yerde tek bir yıldız... "Ne dersin?" dedim, göz kırptı.

Bu yazının bir şarkısı yok ama olsaydı kesinlikle Tom Waits söylüyor olurdu.

1 kişi de demiş ki:

KIZILGIN (Selnur Güneş) dedi ki...

rüyalarım diziye dönüşüyor benim de zaman zaman. uykudan çok rüya görmek için uyudugum oluyor. bambaşka ve güzel bir dünya orası. ve köprüdeki kız filmi, en en enlerimdendir. çok severim. sarılıyorlardı galatada birbirlerine. :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?