1 Mart 2013 Cuma

Kısacık-38




* Sınav başvuru formunda cinsiyet bölümüne "erkek" ve "kız" yazmış ÖSYM. Çok tatlısın ÖSYM. Canım ÖSYM.

* TDK der ki:
KIZ:
1- Dişi çocuk
2- Üzerinde kadın resmi bulunan iskambil kağıdı
3- Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan seslenme sözü

* 27 yaşında çocuk olmaz demek ki iskambil kağıdıyım ben! 

* Belki de seslenme sözü olarak kullandılar. Buradaki yaşlı kişi ÖSYM, dişi cins de benim. Tamam, şimdi oldu!

* Kadın, iş arkadaşı olan Yasemin'e gelen çiçeği anlatıyor. Tüm detaylarıyla öğreniyoruz Yasemin'in sevincini. Adam kafa sallıyor. Kadın başka birine gelen çiçeği anlatıyor. Adam yine kafa sallıyor. Kadın çiçeğe dair detaylar veriyor, nereden alınmış, nasılmış... Adam yine kafa sallıyor. Ah be abicim, kadınları anlamıyoruz diye bık bık eder durursunuz. Sevgilinin iş arkadaşlarına durmadan gelen çiçekler nedeniyle içerlediğini ve senden çiçek istediğini bütün otobüs anladı, bir sen anlamadın. İlla gelip müdahale mi edelim konuşmanıza...

* Mutluyken bu duruma inanamayıp kötü şeyler olmasını bekleyenler olarak toplanalım ve bu sorunumuza bir çözüm arayalım.

* Kötü haber şöyle olur bak: "There and Back Again'in gösterim tarihi 17 Aralık olarak değiştirildi." Vallahi oldu bu ya! Az önce aldım haberi. Çocuğum olsa kesecektim, o kadar.

* Yok be kesmem, manyak mıyım ben? Kendimi belki...

* Çocuğumun olması güzel olurdu bence. Al işte, yine başladı!

* Hayatımızdan çıkardığımız insanları rüyalarımızdan da çıkarmanın yolunu bulmak gerek. Aylardır düşünmediğim 2 sevimsiz eski arkadaşımla uğraştım durdum dün gece rüyalarımda. Hoş değil. 

* Kahve falımda Smaug çıktı dostum, uyarmış olayım!

* Bazen insan içine karışmak öyle zor geliyor ki...

* Gece uyumadan önce muhteşem gelecek planları yapıyorum. (Gelecek dediğim de ertesi gün işte.) Sonra o geleceğe geliyoruz, geçmiş oluyor, bir de bakıyorum ki planların birini bile gerçekleştirmemişim. Gerçekleştirmeyi bırak varlıklarını bile hatırlamıyorum. Mesela bugün de öyle günlerden biri.

* Daha uzak bir geleceğe dair düşündüğüm şeyler de var ve umarım yukarıda bahsettiklerim gibi yalan olmazlar. Lütfen, lütfen, lütfen...

* Laf anlatmaya çalışarak kendimi yormadığım insanlar var. Ne deseler "hıı" diyorum, zaten yarısını dinlemiyorum bile. Kendi kendime şarkı söylüyorum onlar konuşurken. Konuşmuyor da yazışıyorsak ":)" yapıyorum sadece. O sırada başka şeyler izliyorum/okuyorum. Elbette yine şarkı söylüyorum. Bütün fikirlerimiz benziyor ve çok iyi anlaşıyoruz sanıyorlar. Oysa güzel olan şarkı. Şarkı olmasa her saniye tartışabiliriz zaten. İnsanlar onaylanmayı seviyorlar ya hani, "hıı" ve ":)" onlar için onay göstergesi demek ki. Benim için değil. Aradaki farklılık da benim sorunum değil.

* Benim istemediğim bir şeyi benim adıma dilediğinizde kendimi ihanete uğramış gibi hissediyorum. Çok ciddiyim. Herkes benim adıma bir şeyler istiyor. Birileri okulun istediğim gibi gitmemesini ve hemen okulu bırakıp onların hayal ettiği yoldan gitmemi istiyor, birileri yeniden öğretmen olmamı, birileri onların tanıştıracağı insanlarla evlenmemi, birileri geçmişte bıraktığım insanların yeniden hayatıma dahil olmasını, başka birileri elime müthiş intikam fırsatları geçmesini istiyor. (Kimden neyin intikamını alacağımı söyleseler de ben de bilsem...) Ama ben hiçbirini istemiyorum. Öyle bunaldım ki bu ara pek çok insandan benzer şeyler duymaktan...

* Mutlu olmamı isteseniz sadece, şeklini ben bilsem (ki zaten biliyorum), ötesine bulaşmasanız...

* Kötü niyetten değil bir kısmı, biliyorum ama... Bir "ama" var işte. Anlatamayacağım kadar rahatsız oluyorum bu konuşmalardan.

* Yazının başında neşeliydim, keyfim kaçtı şimdi. Güzel şeyler düşünelim!

* Hayatım yine fazla kalabalık olmuş benim. Neden böyle oldu ki? Halbuki ben tanımadığım kalabalıkları severim sadece.

* Güzel şeyler olacak.
Olur mu?
Hmmm.
Olur.
Olsun.

* Bazı güzel şeylerin tanımını yeniden oluşturuyorum, unuttuğum kavramlara yeni karşılıklar buluyorum, anlamını çoktan yitirmiş şarkılara yeni anlamlar kazandırıyorum... Oluyormuş be. Neden olmasınmış hem...

* Patticiğimi dinliyorum, katılmaz mıydınız?

2 kişi de demiş ki:

Godard kadını dedi ki...

kahve falında smaug çıkmasının anlamı nedir gerçekten merak ettim doğrusu

Sam Scarlet dedi ki...

Biz iskambil kağıtlarıyız Selin, kabul edelim artık.

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?