26 Mart 2013 Salı

Son kez

Bu mektubu sana "ben demiştim" demek için yazıyorum. Aslında büyük ihtimalle bu yüzden yazmıyorum ama her halükarda öyle düşünmeyecek misin?
Öyleyse evet, bu yüzden yazıyorum!

Seni en son ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum. Ne konuşmuştuk, neyle ilgiliydi bilmiyorum. Ya da orası neresiydi...

Umurumda da değil zaten, senin de umursadığını sanmıyorum.

Bu mektubu okuyan kişi senin kim olduğunu bilmiyor, bazen ben de hiç bilmemiş olmayı umuyorum. Ama zamanı geri alamıyorduk ve yaşanmış şeyleri yok edemiyorduk değil mi...

Bu mektubu sana yazarken senden başka herkesin görebileceği bir yere bırakmam tuhaf mı? Kaç yıldır tanıyorsun beni bir düşün bakalım. Kaç yıldır "arkadaşım" diyerek bahsediyoruz birbirimizden? (ya da bahsediyorduk) Ne kadar zaman "en" diye başladı birbirimiz için kullandığımız sıfatlar? Düşün hadi. Sahiden bu mu bende şimdiye kadar gördüğün en tuhaf şey?

Hangi yıldaydık artık hatırlamıyorum. Kar yağmıştı hani günlerce. Yeni yıla 1-2 gün vardı. Ellerimizde çaylarımızla pencereden kar yağışını izliyorduk. Konuşuyorduk. Baktığımız yerde ne vardı onu bile hatırlamıyorum.

"Yanılıyorsun," demiştim. "Kimsenin boşluğunu başka biriyle dolduramazsın. Giden herkes bir boşluk bırakır. Yeni gelene yepyeni bir yer açarsın. Onun yeri büyüdükçe önceki boşluk küçülür, küçülür, küçülür. Bir gün görünmez olur."

"Asıl sen yanılıyorsun," demiştin. Birinin boşluğuna bir başkasını koymaya çalışacaktın hayat boyu, dolduramayacaktın. Dolmayacağını anlayınca pes edecektin herkes gibi. Sana çizilen yoldan gidecektin, sen çizemeyecektin. Elbette hiçbir zaman yanıldığını kabul etmeyecektin. Tıpkı boşluğu doldurmayı istemediğini kabul etmediğin gibi...

Dedim ya, en son ne zaman konuştuk hatırlamıyorum. Sadece bu konuşma kalmış aklımın bir köşesinde. Birbirimizin hayatından sonsuza dek çıktığımızda takvimler hangi tarihi gösteriyordu bilmiyorum. Yıllardır benimle olan defterimin sayfalarını karıştırdım az önce, geçmişi bugünden daha fazla önemsediğim son an 2010'da kalmış. Sen daha eskide mi kalmıştın?

Ne diyorduk?
Boşluk. Hah tamam.
27 senede kaç kişiden kalan boşluklarla boğuştum bilmiyorum. En yakın arkadaşımdın hani, fazlasıydın, aklımdan geçen her şeyi bilmesini istediğim tek insandın...
-dın.

Bak, iğne deliği kadar bile bir boşluk yok bugün senden kalan. Yerine başkalarını koymadım. Daha güzel yerler açtım hepsine. Daha güzel oldu hayat...

Biliyordum. O boşlukların sonsuza dek kalmayacaklarını biliyordum ama başkalarıyla doldurmaya çalışmanın da aptalca olduğunu biliyordum. Bugün bana hak veriyor musun yoksa hâlâ devam mı ediyorsun inat etmeye bilmiyorum. Yine de o öğleden sonra seni ikna edemediğime seviniyorum. İkna etmeye çalışmamış mıydım yoksa...

Seni bir gün yolda görsem muhtemelen görmemiş gibi yaparım, arasan telefonu açmam, kazara açmışsam tanımamış gibi yapar kapatırım. Biliyorsun, bunları yaparım! Yine de rahat edemezdim bunları yazmasaydım. 

Evet sevgili dostum.

"Böyle oluyor" derken, "bak haklı çıktım" derken "yaptım oldu" demek istediğimi anlayacak kadar tanıyorsun bence beni. Hâlâ buralarda dolanıyor musun ya da hâlâ "bak benden bahsediyor" diyerek sağa-sola gönderiyor musun yazdıklarımı bilmiyorum :) Umursadığımı da sanmıyorum. Yine de buralardaysan gör/bil, durum bu.

Ben iyiyim, her şey yolunda, keyfim yerinde, ilkbahar geliyor, seni merak etmiyorum, diğerlerini de, güzel rüyalarım ve hayattan güzel beklentilerim var, seni özlemiyorum, özel sıfatları özel insanlara saklıyorum, hâlâ -mış gibi yapmıyorum kimseye, sevmediklerimi hayatımda tutmuyorum... Bildiğin Selin işte.

"Bağlaçları, tekrarlanan mastarları ve söylenmeyenleri affet." *

Af dileyecek başka da bir şey yok zaten. Gözümün önünde duran şeyleri görmeyi reddettiğim için kendime öfkeliydim ya, o bile geçti.

İyiyim.
İyiyiz.

Yine de yolda karşılaşırsak beni görmemiş gibi yap lütfen.

Bu mektup bir veda sözcüğüyle değil bir sadece bir noktalama işaretiyle bitmeyi hak ediyor ve sanırım hangisi olduğunu biliyorsun.





* Jack Kerouac Yeraltı Sakinleri'nde yazmış bu cümleyi.

6 kişi de demiş ki:

Sam Scarlet dedi ki...

cuk oturmuş, durum her ne olursa olsun. :)

Selin dedi ki...

Öyle olmuştur umarım :P

in flames dedi ki...

Bu yazıda 1 yıl sonraki kendimi görebiliyorum ve daha gitmeden acı çekiyorum. Kimse için boşluk açmama şansımız olmasını dilerdim. Bu arada Jack!Çok severim-severiz. Boşlukla.
Umarım bir gün o boşluk küçülür, küçülür senin için.

Selin dedi ki...

Küçülüyor ve bir gün yok oluyor. Artık eminim. Beni bu yazıyı yazmaya zorlayan şey o boşluğun tamamen yok olduğunu hissetmekti zaten. Sadece beklemek gerekiyormuş...

Sycorox dedi ki...

Selin senin ve Meldanın bloğuna her girdiğimde, yaşayıp da yazıya dökemediğim şeyleri görüp şaşırıyorum.

Aynen yolda görsem yolumu anında değiştireceğim biri var. Bugün hatta düşündüm, dedim ne anlamsız biri, yıllardır tanırım halen bir gram dahi anlayamadım.
Neyse.

in flames dedi ki...

Bende bekleyeyim o zaman o günü, hem isteyerek hem de istemeyerek..

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?