29 Haziran 2013 Cumartesi

Mon Amour



"De même que dans l'amour cette illusion existe, cette illusion de pouvoir ne jamais oublier. De même, j'ai eu l'illusion devant Hiroshima que jamais je n'oublierais, de même que dans l'amour..."

Altyazıyı hazırlayan şöyle çevirmiş:

"Tıpkı aşkta olduğu gibi bir sanı beliriyor insanın içinde, hiç unutamayacağı sanısı. Ben de hiç unutamayacağım sanmıştım Hiroşima'yı bu yüzden. Tıpkı aşkta olduğu gibi..."

Bahsedilen şeyi anlatmak için günlerce düşünsem "illusion"dan daha doğru bir sözcük seçemezdim gibi hissettim. İşte aynen bu, evet bu, tam da bu: İllüzyon. 

"En büyük acı benimki, en büyük aşk da öyle, ben ne yaşıyorsam hep o en büyük, üstelik kendi yaşadıklarım içinde de en büyüğü en sonuncusu ve bir daha asla böylesi olmayacak..."

Değil. Öyle değil.

İki yol çıkıyor önüne her illüzyonun bitiminde. Birinde her şeyi olduğu gibi kabul edip yeni illüzyonlara yelken açıyorsun, ötekinde hayat o illüzyonda duruyor. Duruyor değil durduruyorsun demeliyim belki. Sonra da "İyi halt ediyorsun," diye eklemeliyim. Yazar kitabın 92. sayfasından sana sesleniyor: "Aşktan vazgeçmek, yaşamdan vazgeçmekten daha zordu." Blogun sahibesi hayatı durdurmadığın yolu seçtiğinde daha güzel illüzyonlarla karşılaştığın bilgisini ekliyor ve filmi izlemeye geri dönüyor.

Film: Hiroshima, Mon Amour.
Kitap: Gecenin Sonuna Yolculuk, Louis-Ferdinand Céline.

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?