6 Eylül 2013 Cuma

Bu aralar


Birileri bu güzelliğe dayanamıyor, griyle kapatıyor. Kızıyoruz. Dünyamız rengârenk olsun istiyoruz biz, o güzel filmlerde izlediğimiz hikâyeleri yaşayalım, görelim, duyalım istiyoruz. İyi insanlarız hepimiz, hayal ettiğimiz dünya çok güzel. Orada herkes mutlu.

Sonra birileri rengârenk dünyasından bahsetmeye başladığında alıyoruz elimize fırçayı, onun dünyasını da boyuyoruz griye. Bu da biziz, 3 gün önce gri boya yüzünden belediyeye kızmış insanlar... Merdivenin griye boyanmasına kızıyoruz da başkalarının hayatlarını griye boyamaktan rahatsızlık duymuyoruz.

Bir film geliyor aklıma. Karakterlerin biri "Ufacık bir mutluluk ışığı bulduğum anda hemen söndürecek birileri çıkıyor," diye fısıldıyor kulağıma. "Gerçek hayatta da böyle," diye karşılık veriyor ve ekliyorum:


"Üzülme, fırçalar bizde!"


Film: Finding Neverland

1 kişi de demiş ki:

Yakup Öner dedi ki...

Renksizlik; ta ilklerden başlar galiba.Elimize verilen sulu boyaların en çok hangi renklerinin kullanıldığını hatırlarsan, grileştirme oradan başlar.Tektipçilik ne kadar önemlidir bilir misin? gelinlik ile damatlıkta bile vucüt bulur.

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?