28 Eylül 2013 Cumartesi

Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı


Bu yazıda anlatacaklarım kesinlikle bu cümleyle başlamalı: "Bir gün twitter'da çok tanıdık hikâyeler anlatan biriyle tanıştım."

Ne zamandı hatırlamıyorum, sanki üstünden onlarca yıl geçmiş gibi. "Anlattıkların çok tanıdık," demiştim, birbirimize hikâyelerimizi tüm detaylarıyla anlatmak üzere sözleşmiştik. Anlattık, başka şeyler de anlattık, onlarca hayali paylaştık, bekledik, direndik...

Anlattığı hikâyelerden tanıdığım Melda bir gün bir kitap yazacağını söylemişti. Nasıl bir özen ve sevgiyle yazdığına tanıklık ettik. "Eylül başında satışa çıkacak," cümlesini duyduktan sonra gün saydık :)

İşte bu kitap, ne çok sevdiğimi anlatacak sözcük bulamadığım canım Melda Uytun'un güzel isimli kitabı "Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı" yılın en güzel ayında raflardaki yerini aldı. 

Vazgeçmemenin hikâyesini anlatıyor Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı. Hayallerinden hiç vazgeçmemiş birinin kaleminden... Ireth, Estelwen, Daeron ve Lona'yı anlatırken büyük hayalleri olan herkesi anlatıyor belki. Kendisini, seni, beni, onu, hepimizi... Üstelik ejderhası bile var :)

Kitap 3 bölümden oluşuyor: Radiohead ile başlayan "Bulutlar" isimli birinci bölüm, The Beatles ile başlayan "Yağmur" isimli ikinci bölüm ve Muse ile başlayan "Gökkuşağı" isimli üçüncü bölüm. İlk sayfalarda gerçek dünyanın kalıplarına sıkışıp kendisi olmaktan uzaklaşmış Ireth bekliyor sizi; sonra o kalıplara, kısıtlamalara, tek tipleştirme çabalarına kurban olmuş başkaları katılıyor ona. Kalabalıklaştıkça güçleniyor, güçlendikçe kendileri oluyorlar yeniden... Bu sırada yaşananları elbette anlatmayacağım :) Ama şunu bilin: Büyücü var, kuzgunlar var, Anka Kuşu var, Kabusların Efendisi var ve daha bir sürü şey var!

Kitabın sayfalarına tanıdık isimler konuk oluyor zaman zaman; Orta Dünyalı dostlar, sözcükleriyle dünyayı daha güzel yapan birbirinden özel adamlar ve kadınlar, beyaz bir tavşan...




Tesadüflere inansaydım günlerdir yazmayı isteyip vakitsizlikten yazamadığım bu yazıya başladığımda yağmurun da başlamasını mutlu bir tesadüf olarak adlandırdım. Belki yazıyı bitirdiğimde yanıma beni yağmurdan koruyacak hiçbir şey almadan sokağa atarım kendimi ve peşinden gittiğim için bir an bile pişman olmadığım hayallerimi düşünüp gülümserim. Kitaptan cümleler gelir aklıma:

İç çekti, birden aklına birkaç gün önce bir yerlerde okuduğu o cümle geldi. "Gökyüzünden birkaç damla yağmur damlası düştüğünde hemen şemsiyelerine sarılan insanlardan nefret ediyorum, hayata da şemsiye mi açıyorsunuz siz?" demişti yazar, her kim ise. Hayata şemsiye açmak. Belki de hayatında başına gelenlere yağmura davrandığı gibi davransaydı şimdi bu doğup büyüdüğü ve çok sevdiği şehirde, yirmi beş yaşında mutsuz bir insan olarak yaşıyor olmazdı.



Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı-Melda Uytun
Potkal Kitap, Eylül 2013.

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?