5 Aralık 2013 Perşembe

Kısacık-45



* "Seni anlıyorum," mu daha büyük bir yalan yoksa "Ben senin iyiliğin için söylüyorum," mu?

* Boynuma "Lütfen kimse iyiliğimi istemesin!" yazan bir kâğıt asıp öyle dolaşmak istiyorum bazen.

* İnsanların mutluluğa tahammül edemediklerini söylemişti yazar bir kitabında. Gördükleri tüm mutlu insanları kendi yanlarına çekmek için deliler gibi çabaladıklarını...

* Hemcinslerim hoşlandıkları adamlara sevimli gözükmek için onların sevdikleri şeyleri seviyor gibi yaptıklarında eskiden midem bulanıyordu. Şimdi üzülüyorum. "Bu kadar değersiz değilsiniz, yapmayın bunu," demek istiyorum. "Bana ne be," diyorum sonra, herkes kendi yaşayacağı hayatı ve o hayatta kendini nereye koyacağını kendisi belirlemiyor mu sonuçta...

* Hep -mış gibi ama nereye kadar?

* Hayatının nereye gittiğini kestiremeyen, ne yapmak istediğini bilen ama şartlar izin vermediği için yapamayan 27 yaşındaki kadının filmin sonunda hayatın ona sunduğu şeyi kabul edip kalan vakitlerinde kendi istediğini yapması ve bu filmin tam bu ara karşıma çıkması hayatın bana vermeye çalıştığı bir mesaj olabilir mi?
Olmasın.
Film şahaneydi ama.

* 27. yaşımın geride kalmasına 1 ay var. 28'e hazır değilim. 

* Karı, yeni yıl ışıklarını, Frank Sinatra'yı, her yıla Metis'in ajandasıyla başlamayı, yeni yıl için dileklerde bulunmayı sevdiğimi inkar edecek değilim.

* Kahvemi yıllardır sade içiyorum. Kahveyi sade içmek bizi neden ve nasıl şekerli içenlerden ya da 3'ü 1 arada sevenlerden daha üstün yapıyor bilmiyorum. İsteyen istediği gibi içer kahvesini, bunda övünülecek ya da karşıdakini küçümseme sebebi olacak ne var? Ne saçma işler!

* Karşımdaki "Hani Cem Yılmaz diyor ya," dediği saniye o konuşmaya olan tüm ilgimi yitiriyorum. Gerisini dinlemiyorum. Gülmeniz ve komik bulmanız tercihinizdir, saygı duyarım ama sevmediğimi ve komik bulmadığımı binlerce kez söylediğim insanlar her konuşmada illa ki şu adamdan alıntı yapmaya çalışmasınlar yahu. Boynuma ikinci bir kâğıdı da bunun için mi asayım?

* İçi boşaltılmış kavramlarla ilgili bir liste yapsam ruh ikizi kesinlikle ilk 10'da kendine yer bulur. Ama aynı şeylerden nefret etmenin güzelliğini inkar etmem. 

* Güne Lisa Kudrow'un 50 yaşında olduğu gerçeğiyle başlamak hoş olmadı. Phoebe yaşlanınca ben de yaşlanmış sayıldım sanki. 50 yahu 50!?

* Yeni bir yılın hiçbir şey değiştirmeyeceğini biliyorum ama bu yıl da isteklerimi sıralayacağım. Tuhaf bir şekilde iyi geliyor o iş bana.

* Yanılmadığını görmek üzüyor bazen. İnsanlar neden ve nasıl bu kadar kötü olabiliyorlar? Peki bunu gizlemeyi ve çok iyi insan numarası yapmayı nasıl bu kadar iyi başarıyorlar?

* "Kimse kimseyi dinlemiyor, herkes konuşma sırasının kendisine gelmesini bekliyor," demişti bir adam.

* Bazen fazla tahammülsüz oluyorum, çok kötü bu.

* Evangeline Lilly'ye Lost'tan beri gıcığım. Hatta öyle gıcığım ki tarifi yok! Hobbit'te görünmesi nefretimi azaltamayacak. Tam aksine daha şimdiden arttırdı bile. Her tanıtımda kadın oluşu sebebiyle ön plana çıkarılmasından bıktım. (Onca önemli karakter varken her yerde neden bu kadın var?) Az önce Elfçenin seksiliğinden bahsettiği videoyu ve bu konuşmanın üstüne yapılan yorumları görünce nefretim bir kat daha arttı. Bunu her filme, her hikâyeye yapın, beni ilgilendirmiyor ama Hobbit'ten çekin elinizi. Gidin başka yerde seksi olun.

* Sinema tarihinin tüm popüler serilerine hayran olmayı başaran insan var. Bir şeyi de sevme yahu!

* Herkes nerd, herkes geek kesildi başımıza. Günde en az 5 cümleye "Bizim gibi nerdler..." diye başlamadığı durumda öleceğini sandığım insanlar var. He yav he. 

* İnsan ilişkileri yönünden Sheldon Cooper seviyesine döndüğüm günlerdeyiz. Sheldon'un Leonard'ı varsa benim de Eda'm var neyse ki. Amy'e (Gerçeğine ve kendi hayatlarımızdakilere) bol şans diliyorum. Bir de sabır. Evet, sabır önemli!

* Hobbit'e bir hafta var. Düşününce midemde tuhaf şeyler oluyor. Heyecan muhteşem bir şey :)

* House'un en sevdiğim kısımlarını açıp izlediğim ve izlerken biraz da gözlerimin dolduğu doğrudur. Özledim!

* Pink Martini'nin Fransızca şarkılarına "Édith Piaf" yazıp sağa sola yükleyen densiz kim çok merak ediyorum. Ayrı ayrı ikisini de seviyorum ama ayrı ayrı işte! Karıştırmayın.

* Dinleyelim:



1 kişi de demiş ki:

Buket dedi ki...

güzel yazını edith ile sonlandırman çok güzel!

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?