21 Ağustos 2014 Perşembe

2014 Yaz Okuma Şenliği - 2. Ay




2. ayı da geride bıraktık. Bu ay okuduklarım şunlar:

2. kategori: Sadece tek bir kitabını okuduğunuz  ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap:

Mine Söğüt - Deli Kadın Hikâyeleri - YKY - 176 s.

Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey'i okuyup çok sevmiştim. Bu kategoriyi görünce aklıma gelen ilk isim Mine Söğüt oldu. (Kitaplığımda çok uzun zamandır okunmayı bekleyen iki kitabının oluşu da bu seçimde etkili.) Deli Kadın Hikâyeleri karanlık bir kitap, okurken kendinizi kötü hissetme ihtimaliniz yüksek. Okuyacağınız zamanı iyi seçmenizi öneririm.

Mine Söğüt'ün dili kullanışındaki ustalıktan mutlaka bahsedilmesi gerekiyor ama bir paragraf değil uzun bir yazı gerekiyor bunun için. Duyduğum saygıyı bir paragrafa sığdıramayacağım. :) (Yıl sonu listeleri yine listelikten çıkacak, yılın son ayını bu değerlendirmelerle geçireceğim belli ki.)

Favori hikâyem: Beni Öldürmek İsteyen Muhteşem Hayat.

http://instagram.com/p/q5DwPKHXZh


7. kategori: Fransız edebiyatından bir kitap:

George Perec - La Boutique Obscure - Denoël - 250 s.

Aldığımız onca Fransız edebiyatı dersinden ve dönem sonlarında yazmak zorunda olduğumuz için bizi bunalımdan bunalıma sürükleyen ortalama 200'er sayfalık incelemelerden sonra arkadaşlarımın pek çoğu nefret etti bu ülkenin edebiyatından. ("Öğretmenlik" bölümüne gelmiş öğrencilere dil ve edebiyat bölümündeki derslerin hepsini zorunlu ders olarak verirseniz nefret ederler tabii.) 60 kişi arasından benim gibi nefret etmeyen, aksine aşık olan birkaç kişi de çıktı elbette. Okul bitti, kendi alanımdan tamamen uzaklaştım sayılır, yüksek lisans eğitimine çeviri alanında devam etmeye karar verdim, o da bitmek üzere ve ben hâlâ her fırsatta Fransız edebiyatında inceleyecek bir şeyler buluyorum. Pişman değilim. :)

Bu kategori için kendime uzun bir liste yaptım, sonra o listede olmayan bir kitabı seçtim. Bundan da pişman değilim. La Boutique Obscure her şeyi listelemeyi seven adamın hazırladığı rüya güncesi. Perec'in 68 ve 72 yılları arasında gördüğü rüyaları anlattığı bu kitabın Türkçe çevirisi bulunmuyor. (İngilizce çevirisi var.)

La Disparition'da önce bir tane, sonra iki, üç, dört ve derken yüzlerce "E" harfi bulduğu rüya kesinlikle favorim. :) (Türkçesi: Kayboluş - Ayrıntı Yay. - Çev: Cemal Yardımcı)

http://instagram.com/p/q1U3BgHXYy

8. kategori: Bir savaş kitabı: 

Tim O'Brien - Taşıdıkları Şeyler - Siren Yay. - 224 s.

Okunacaklar listeme şu yazı üzerine eklemiştim zamanında: http://frailsoul.blogspot.com.tr/2012/07/tasdklar-seyler.html?m=1

Bir kitabın kapağında Siren Yayınları ve Avi Pardo yazıyorsa düşünmeden alabilirsiniz.

http://instagram.com/p/r7ryTvHXXJ/

10. kategori: Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap:

Mike Lancaster - İnsan Sürümü 0.4  - Altın Kitaplar - 222 s.

Şenliğin ilk ay hediyesi olan bu kitabı tatil dönüşünde masamın üzerinde bulunca bu kategori için seçtiğim kitabı biraz daha bekletmeye karar verdim.

http://instagram.com/p/rpU2yMHXYl

14. kategori: Kütüphaneden veya bir tanıdığınızdan ödünç aldığınız veya sahaftan aldığınız bir kitap:

Tzvetan Todorov - Introduction à la littérature fantastique  - Seuil - 188 s.

2. evim haline gelen IFT İstanbul şubesi kütüphanesinde bir süredir gözüme takılıp duruyordu, sonunda alındı ve okundu.

http://instagram.com/p/r5P9eWnXcc

19. kategori: Halen yazmaya, üretmeye devam eden bir edebiyatçıdan bir kitap:

Chuck Palahniuk - Ninni - Ayrıntı - 253 s.

Chuck'ı özlediğimi söyleyip duruyordum bir süredir, kavuşmak çok iyi geldi. Ninni'yi okumaya başlar başlamaz favori kitaplarım arasına aldım. Canım Chuck. 

http://instagram.com/p/ruymocHXfQ

23. kategori: Mektuplardan veya anılardan oluşan bir kitap:

Mîna Urgan - Bir Dinozorun Anıları - YKY - 353 s.

Kitap hakkındaki hislerim karışık. Pek çok bölümünü kıskanarak okuduğumu inkar edecek değilim. Atatürk, çok büyük sanatçılar/edebiyatçılar, tanıdığı çok güzel insanlar... Özenmemek elde değil. Benim "hoca" diye bildiğim insanların Mîna Urgan için "öğrenci" olması ayrı bir tatlılık oldu benim için.

Siyaset ve din konularına girdiği kısımları rahatsız edici bulan insanların yazdıklarına denk gelmiştim okumadan önce. Aynı fikirde olmamayı bu kadar rahatsız edici bulmaları bana anlamsız gelmişti. "Bunca yıl aynı fikirde olmadığım onlarca yazar/kitap karakteri tanıdım ve onların sayesinde olaylara başka pencereden bakabilmeyi öğrendim, bence bu rahatsız olunacak bir şey değil, aksine güzel bir şey," demiştim. Okuyunca asıl sorunu gördüm. :) "Ben herkese saygı duyarım," derken "Herkes eşit haklara sahip olmalı," derken ve gerçekten doğru olanı savunurken verdiğiniz örneklerde ve aktardığınız anekdotlarda belli inançlara sahip insanları ya da sizinle aynı koşullarda yaşama şansına erişememiş insanları küçümsüyorsanız söylenen her şey anlamını yitiriyor maalesef. Eşitlik konusunda esasında çok doğru şeyler söylüyorsunuz, sonra sizinle aynı koşullarda doğmamış insanları aşağılıyorsunuz. Belli bir dine inanan insanlara bu topraklarda yapılan haksızlıklardan bahsediyorsunuz (ve çok haklısınız söylediklerinizde), onlara verilmeyen özgürlüklerden şikayet ediyorsunuz, sonra başka dine (Aslında 2 dine) inanan insanları küçümsüyorsunuz... Her tercihlerine karşınıza çıkan her fırsatta nasıl dil uzattığınızı ve o insanlara neler yaptığınızı büyük bir gururla anlatıyorsunuz. Yazarın fikirlerini ve inançlarını değil ama bu tavrını rahatsız edici bulduğumu ben de inkar etmeyeceğim.

Kitabın ilk 100 sayfası kesinlikle keyifle okunuyor. Hiçbir zaman tanışamayacağım o güzel insanlarla ilgili anıları okumak çok güzeldi. Sonraki 250 sayfa ise yukarıda anlattığım şekilde ilerliyor ve aynı şeyi tekrar tekrar okumak bir yerden sonra işkenceye dönüşüyor.

26. kategori: 3 kitaplık bir seri ya da aynı seriden üç kitap:

George R. R. Martin - Taht Oyunları - Epsilon - 850 s.

Sonunda başladım. :) Devamı ikinci aya inşallah.

http://instagram.com/p/rFpnaxHXZi

Durum şöyle:

Sayfa sayısı: 6233 (+62)
Toplam 25 kitap okunduğu için: 250 puan
28. kategori tamamlandığı için: +30
29. kategori tamamlandığı için: +30
30. kategori tamamlandığı için: +50

2. ay sonunda toplam puan: 422



0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?