29 Aralık 2015 Salı

2015 - 3 (Kitaplar)


Drina Köprüsü - Ivo Andriç

Bildiğim topraklar, bildiğim insanlar, o topraklarda doğup yüzyıllardır anlatılagelen efsaneler, bir köprünün başından geçenler, bir ülkenin ve o ülkede yaşayan farklı milletlerin başından geçenler... Ivo Andriç farklı hikâyeleri ve geniş bir zaman dilimini romanına öyle güzel yerleştiriyor ki bir an bile sıkılmadan veya romandan kopmadan okuyorsunuz her sayfayı.

Yazar, aynı toprakların birbirine düşman halklarının hikâyesini köprünün ağzından anlatırken, iki tarafa da eşit mesafede duruyor. Belki de romanın en sevdiğim tarafı bu. 

Her yönüyle çok iyi bir kitap. Okumayı seven herkese öneririm.  5/5



Tess - Thomas Hardy

14 yaşındayken bu kitabın 100-150 sayfalık özet versiyonlarından birini (Oxford Bookworms) okumuş ve sevmiştim. Yıllar sonra tam metni okumaya niyetlendim ve nefret ettim. :) Bu durum geçen zamanla ilgili olabilir ama 600 sayfalık bir metni 100 sayfaya indirirken hikâyenin ve karakterlerin sinir bozucu taraflarını yok etmeyi seçmiş olmaları da ihtimal dahilinde. 

Karakterler sığ ve sinir bozucu. Yazar, birkaç yerde döneme dair önemli bir şeyler söylemeye yaklaşıyor; ama her defasında son anda vazgeçip aynı konular etrafında dönen gereksiz diyaloglara ya da sıkıcı ilişkiler hakkındaki detaylara geri dönüyor. Sevdiğim kitapları tekrar okumak genelde çok hoşuma gider ama bu kez olmadı. 2/5



Paralı Asker - Georges Perec

Paralı Asker'i aldığımda kütüphanedeki çevirisi yapılmamış Perec kitaplarına dalmış vaziyetteydim, o yüzden uzun bir süre bekletmek zorunda kaldım. Bu kitapla birlikte canım Perec'in dilimize çevrilmiş tüm kitaplarını bitirmiş oldum. Çevrilmemiş olanlardan da pek fazla kalmadı zaten. Öff. Yazarlar erken ölmesin, özellikle sevdiğim yazarlar çok çok uzun yaşasın lütfen!

Kitaba gelirsek... Paralı Asker Perec'in ilk kitabı. Bilindiği kadarıyla yazmaya 20 yaşında başlamış. Dolayısıyla sonraki dönemlere ait yapıtlarının arasında daha zayıf kalıyor. Bizim gibi kendisini çok sevenler içinse nimet elbette. Harikalar Odası, Uyuyan Adam, hatta Yaşam Kullanma Kılavuzu'nun temellerine inmek gibi... 3/5



Kâğıt Ev - Carlos Maria Dominguez

Kâğıt Ev'i okumak en fazla bir saatinizi alıyor. Kitabı elinizden bırakmayı başarmak ise çok daha uzun sürüyor. Bittikten sonra birkaç dakika kapağı seyrettim, sayfaları karıştırdım, bazı sayfaları tekrar tekrar okudum. Kendimi ve sevdiğim 1-2 insanı gördüm bazı sayfalarda. Belki de bir gün dönüşeceğimiz kişileri gördüm demek daha doğru olur. Gülümsemeyle tuhaf bir hüzün birbirine karıştı. Çok sevdim. 5/5


Embroideries - Marjane Satrapi

Bu kadın ne yapsa hiç sıkılmadan tekrar tekrar okurum. 5/5


Silas Marner - George Eliot

George Eliot, Mary Anne Evans'ın kitaplarında kullandığı takma ad. Silas Marner, 1001 kitap listesinde de yer alıyor ve yazar romanları arasında en çok bunu seviyormuş. (Arka kapağında "Yazar, kitapları arasında en çok bunu severmiş," gibi bir bilgi olunca ilgimi çekiyor.)

Oldukça kolay okunan, bitirdiğimde bana Sefiller'i anımsattığını fark ettiğim bu kitaba puanım 3/5.



Three Men in a Boat - Jerome K. Jerome

İlk ve son audiobook denemem. Dinlemek ve okumak aynı şey değil, kabul etmiyorum. Öte yandan bunu dinlemeyi tercih ettim, çünkü okuyan Hugh Laurie. ^_^
3/5


Pera - İlhan Berk

Yüz bin kere tavsiye... 5/5


Anya's Ghost - Vera Brosgol

Eğlenceli, bir taraftan da sinir bozucu. Bir hayaleti öldürmek istemek gibi tuhaf isteklere kapılmadığımı iddia edemem. :) 4/5


The Girl on the Train - Paula Hawkins

4 yaşımdan beri kitap okuyorum ve bu kitap kadar tiksindiğim çok az şeyle karşılaştım. Kötü, çok kötü. Karakterler çok zayıf, dili zayıf, sonunda ne olacağı daha ilk sayfalardan belli (bu türde merak unsuru önemlidir ya hani...), "Yeni Gone Girl" diye itelenmesi sinir bozucu, Türkiye'deki reklam şekli ise daha da sinir bozucu. Facebook'u her açtığımda bu kitabı yayımlayan insanların bu kitap hakkında abartılı övgüler paylaştığını görmekten bıktım. Facebook'a girerken "Şimdi yine Trendeki Kız bir yerden karşıma çıkıp sinirimi bozacak," diye bekler oldum. En sonunda ilgili yayıncıyı takip etmeyi tamamen bıraktım. Okuması kolay geldiği ya da basit kurgusu en yeni okurun (ne demek istediğimi biliyorsunuz) bile çözüp kendini iyi hissetmesini sağlayabildiği için mi bu kadar okundu bilmiyorum; ama bu kadar kötü kitaplar yazmak ve bu kitapları bu kadar abartmak okurun aklına -bence- hakaret. Asla önermem. Bir kez daha: Sıfır veremediğim için 1/5.

Satranç - Stefan Zweig

Ben bu yıl okuyabildim. Geç olsun, güç olmasın ve bence okumayan da kalmasın. 5/5

Sesler - Daniel Kehlmann

"Dokuz Öykülü Bir Roman"; tek tek baktığınızda hepsi güzel birer öykü, bir araya gelince güzel bir roman oluşturuyorlar. Bu vaadi sunan başka kitaplar da okudum ama hiçbiri bu kadar iyi değildi. Güzel çevirisini de atlamak istemem. Tavsiye ederim. 4/5


Kurgudan da Garip - Chuck Palahniuk

Birtakım Palahniuk metinlerinin derlemesi. Bazı bölümler çok keyifliyse de alıştığımız Chuck standardını yakalayamayan bölümler yok değil. 3/5


Tatlı Rüyalar - Alper Canıgüz

Alper Canıgüz okumak her daim bir keyif! Kitapta zaman zaman "Ben bunu sanki bir yerden çıkaracağım da..." derseniz bkz. Güneşin Oğlu. 4/5


Ayağa Oyna Pohnpei - Paul Watson

"Dünyanın en zayıf futbol ülkesini tarihteki ilk galibiyetine taşımak uğruna girişilen çılgınca çaba..." dedikten sonra benim bu kitabı okumama ihtimalim var mıydı? Yoktu tabii.

Çok güldüm, yer yer gözlerimin dolduğunu da inkar edemem. Son hatırladığım kitap bitiyor diye hayata küsmüş olduğumdu. :) 

Söz etmek istediğim başka kitap var mı bilmiyorum. Aklıma gelen olursa bu yazı devam eder, olmazsa da burada biter. Güzel bir kitap keşfetmenize sebep olursam mutlu olurum, olamazsam da yapacak bir şey yok. Görüşürüz!

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?