31 Ekim 2015 Cumartesi

Umutsuzluğa

Ben bu sabah da bütün dörtleri beş yapamadım.

Ezberden İlhan Berk şiirleri okudum onun yerine. Bulutların, şairlerin, yeşilin, müziğin, aşkın varlığına şükrettim. Yine de iyi bir şeyler var diye. 

Uzun zamandır doğru zamanını beklediğim Çimen Yaprakları'nı aldım elime, sayfalarını karıştırdım. Bir daha, bir daha...

Belirsizliklerin yerini umutsuzluğun alıyor oluşunu üzüldüm ve belki de bininci kez aynı kitabın aynı bölümünü düşündüm. İnsan gençken her şey olabilirdi hani. Ünlü bir ressam, büyük bir şair, Amerika başkanı... Olasılıklar sınırsızdı.Yaş ilerledikçe insan artık onların hiçbiri olamayacağını idrak ederdi. Günden güne olasılıklar azalırdı. Bir gün kalın bir kitaba başlamaya bile korkar hale gelinirdi.

Kalın kitaplar almaya devam ediyorum, Amerika'ya başkan olmayacağımı da zaten biliyordum ama başka olasılıklar azalıyor. Bitiyor. Hiçbir şey iyi olmayacak gibi geliyor. Bu yaşa kadar hep kendimizi kandırmışız gibi. İyi şeyler hep bizim hayatımızın dışında gerçekleşebilirmiş gibi.

Bu yaşa geldim, hâlâ yorganı başıma çekip her şey yoluna girdiğinde uyanmayı umuyorum. Şimdi tek fark var, her şey derken neyi kastettiğimi bile bilmiyorum.

Kış geliyor. Eldivenler, kahveler, tarçın kokan kekler bizi yine mutlu edecek biliyorum ama... Ama işte, ama, ama.


Neydi o güneş o sular o güneşi çıkı çıkıveriyoruz
Ben seni alıyorum seni cumartesi çocuğu soyuyorum
Birden bir yerlere gidiyoruz bir yerlerden geliyoruz
Bungun, karası, bak diyorum bak acunsuzluk önün diyorum
Hiç yokken böyle diyorum böyle güzel diye diyorum
Sonra birdenbire sen yoksun işte birdenbire yoksun
Bakıyorum Amerikan bir gök sıkılıyorum kalkıyorum
Sen yoksun ya seninle binlerce yerim yok

Bir sabah uyandım bütün dörtleri beş yaptım.
Çıktım bir bir camları, caddeleri indirdim ses yok.
İnsan böyle n'apar bilmem seni hele hiç bilmem
Gidip ağaçları tutuyorum, çocukları çocukları öpüyorum
Durdum bir yerden göğü, sokakları dinledim
Evlerini deniz yıkayan bir kıyıdan bağırıyorsun bana
Bir soluksuzluk bir duvarlar bir duvarlar duyamıyorum
Böyle uzun bir karanlıktan bağırıyorum bağırıyorum
(İlhan Berk)




Uzun

bir
karanlık
...

5 Ekim 2015 Pazartesi

Yeni Okuma Etkinliğimiz

Selam!

Daha sık geleceğimi söylemiştim. :)

Ekim ayının başlamasıyla birlikte biz (Gamze, Melda, Sevil ve ben) yeni bir etkinliğe başlıyoruz. "Okuma etkinliği" diyerek başladım ama bu aslında bir kitap+film kulübü olacak.

Son zamanlarda ara vermişsek de aslında uzun zamandır bir film kulübümüz vardı. İzlenecek filmi seçerken, filmi uzun uzun tartışırken, birbirimizle filme dair ilginç detayları paylaşırken ve dikkatimizden kaçan şeyleri o tartışmalar esnasında keşfederken çok eğleniyorduk.

Bu ay hem film kulübümüzü yeniden başlattık, hem de yanına bir kitap kulübü etkinliği ekledik. Heyecanlıyız. :)

Burada ne olacak peki?

Şimdilik her ay bir film, bir de kitap seçeceğiz. İlerleyen zamanlarda sayıyı arttırmamız da mümkün. Her ayın kitabıyla ilgili değerlendirme yazılarımızı da bloglarımızda bulabileceksiniz. Sadece blogla sınırlamıyoruz elbette. Bu etkinlik süresince instagram ve facebook'ta da aktif olmayı planlıyoruz. Bu 3 platformdan herhangi birini kullanan, yani bir şekilde iletişim kurabileceğimiz herkese kapımız açık. Ne kadar kalabalık olursak o kadar eğleniriz. :)

Kısaca anlatmak istersek yapacağımız şey şu: Kitap ve film seçiyoruz, kitabı okuyup filmi izliyoruz ve sonra onlar hakkında uzuuuun uzun sohbet ediyoruz. :) 

İlk kitabımız:



Ursula K. Le Guin - Rüyanın Öte Yakası - Metis

İlk filmimiz:


Katılmak isterseniz bu yazıya yorum bırakabilirsiniz.